Erbil Eren

Sana yazmaya nasıl, nereden başlasam bilemedim. Üniversite hayatımdan Orhan Can’ı çıkarsam geriye kayda değer fazla birşey kalmıyor o yüzden fazla kişisel olacak bu yazı. Hangi birini anlatayım… Bir çok Can’la tanıştım sayende… Boş bir maille başladı arkadaşlığımız. Bu boş mail aslında Bilişim Kulübü’nün de başlangıcıydı. Bilişim Kulübü de benim hayatım için başka bir boyutun başlangıcı… Hiç uğraşmayacağım işlerle bulaştırdın beni. Gece 11’de, 12’de oturup toplantı yaptık. Şikayetçi değilim; istekli, kararlı, hevesli  BilişimCan vardı o zamanlar. Hem beni motive ediyordu hem de hedefe emin adımlarla ilerliyordu, beni de yanında götürerek. Üşenmedik, koşuşturduk, boyumuzdan büyük işlere kalkıştık. Hepsinin altınan başarı ile kalkabildiysek senin sayende. Sonrasında gece hayatıyla tanıştırdın beni (mekan isimlerini vermiyorum reklama girmesin). Gerçekten gençliğimi yaşadığım vakitlerdi. Çok erken! dönüyorduk okula… Bir de E302 vardı tabi ki. Kendi odamdan fazla oradaydım. Oranın yokluğunu hala hissediyorum. Sadece odanı değil ki evini de açtın bana. Marmarisli oldum ben de saydende (her yaz oradayım artık), senden fazla bile kaldım orada. Sonra büyüdük biraz… Sen bırakıp gittin exchangelere. Burada olmadığın 1 yıl boyunca yine ayrı değildik aslında. Ben kimseyle haftada (en az) 5 saat Skype’da konuşmadım… Geçirdiğimiz 4 yılı buraya aktarmam imkansız. Üniversite hayatıma kattıkların için teşekkür ediyorum. Bir hatıra yazısı değil bu sadece çok kısa bir özeti 4 yılın. Aklımıza gelir de birgün okursak bu yazıyı beraber, hatıralarımızdaki detayları konuşuruz uzun uzun. İş hayatında zaten başarılı oalcaksın buna inanıyorum da geri kalan okul sonrası yaşamının arzu ettiğin gibi olması dileklerimle.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>